|
Yazar Can EYTEMİZ
|
|
Monday, 03 December 2007 |
|
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal afetler sık sık yaşanmaktadırlar. Bu afetleri sel, erozyon, deprem, heyelan, çığ ve yangın olarak tanımlayabiliriz. Ancak bunların arasından belki de en önemlisi ve tedirgin edeni depremdir. Deprem, hiçbir şekilde önlenemez, önceden kestirilemez ve durdurulamaz bir doğa olayıdır. Peki depremler nasıl meydana gelir?
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Görkem ÇAKIN
|
|
Thursday, 29 November 2007 |
‘Ben’lerimin kaybolduğu düşüncesi deli etmişti benliğimi.
Kendimi bildim bileli topu topu üç tane ‘Ben’im vardır. Hani şu vücutta leke gibi duran, kahverengi noktalardan. Hiç gocunmadım yaşamım boyunca onlara. Yaşadığım yıllara tabir hayatım da yoktu doğrusu ya beraberce yaşlanmaya doğru gidiyorduk. Ta ki gün gelip de yataktan kalkıncaya kadar…
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Çağdaş KÜRKÇÜ
|
|
Wednesday, 28 November 2007 |
|
Sıcak... Her yerde sıcak...
Yaz günlerinin getirisi, şu sıralar ağzımızdan çıkan ilk iki kelime “çok” ve “sıcak”. Telefonla, internetle ya da yüz yüze görüştüğümüz insanlara sanki onlar başka bir gezegende yaşıyorlarmış ya da hislerini kaybetmişler gibi davranıyoruz. Bugünlerde en önemli sorunumuz küresel ısınma ve ‘su’suz kalma tehlikesi. Bahçesini sulayanı, arabasını yıkayanı eshefle kınıyor, yeri geldiğinde azarlıyor; küresel ısınmaya “dur” demek için kendimizi helak ediyor, festivaller, yürüyüşler, bisiklet gezileri düzenliyoruz. Bazı konularda bilinç kumkuması olmayı ihmal etmezken, burnumuzun dibindekini görmede adeta Arabesk’te kör rolünü oynayan Şener Şen ile yarışıyoruz. Neden Arabesk derseniz, traji-komik bir filmdi hatırlarsanız. Tıpkı bizim gibi, trajik ve bir o kadar da komik…
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Çağla TOYGAN
|
|
Wednesday, 28 November 2007 |
|
3 ülkeden ithalat, dış ticaret açığının %86'sına ulaştı sizlere önce kısa verilerden bahsedeceğim...
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Hüsoloji
|
|
Sunday, 25 November 2007 |
Ve sonunda hayallerimiz gerçek oldu, kolay dediğimiz ve rahatça çıkabileceğimizi düşündüğümüz bu gruptan zorla da olsa çıkmayı başardık..
Norveç galibiyeti ile sular biraz durulsa da medya ile Terim arasındaki gerginlik devam ediyordu. Futbolcular üzerinde öyle bir baskı vardı ki bu şartlara rağmen çocuklar herşeylerini ortaya koyarak müthiş bir mücadele örneği gösterdiler... Öncelikle bu aşamada kendilerine kocaman bir tebrik gerekiyor...
|
|
Devamını oku...
|
|
Yazar Çetin GÜNEY
|
|
Sunday, 25 November 2007 |
|
İkinci dünya savaşının yaklaşmasıyla tutsak Avrupa’daki gözler umutla veya umutsuzlukla Amerika’daki özgürlüğe çevrilmişti. Lizbon gemi kaynayan bir liman oldu. Göçmen kafileleri ızdırap içinde dolambaçlı yollardan ilerliyorlardı. Paris’ten Marsilya’ya, Akdeniz’den Cezayir Oran’a. Buradan da trenle, arabayla ya da yaya olarak Afrika kıyılarından Fas’ın Kazablanka şehrine. Kazablanka’da şanslı olanlar Lizbon’ a geçiyor ve yeni dünya Amerika’ya ulaşıyorlardı. Kazablanka’da kalanlar ise beklemeye devam ediyorlardı. Bekliyorlar, bekliyorlar, yine bekliyorlar…Bir Hollywood klasiği bu repliklerle başlıyordu. Sam eski şarkılardan çal diyordu Ilsa karakterindeki Ingrid Bergman. Sonrasında son defaymış gibi öp beni diyordu, Rick rolündeki Humphrey Bogart’a. Tüm zamanların en iyi aşk filminin hikayesi Kazablanka’da geçiyordu.
|
|
Devamını oku...
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 7 - 12 Toplam: 20 |