Ege Park, Carrefour, Çiğli Kipa, Karşıyaka, Bostanlı ve Atakent, Alsancak' da ki birçok mağazaya da ücretsiz ulaştığı gibi özel hastaneler, cafeler, restoranlar ve kuaförlerden de ulaşılabilir. Toplam basım adedi 7000 olan dergi kurye aracılığı ile dağıtılır ve ayda bir yayınlanır.
devamı için tıklayın.
| Bartın'ı keşfedin |
|
|
| Yazar Mustafa Genç | |||
| Monday, 05 November 2007 | |||
Şehre girer girmez arabayı bırakıyorum ve ilk olarak nehir kıyısında dolaşıyorum. Batı Karadeniz'in bu daha önce hiç görmediğim ama ilk anda vurulduğum şehrindeyim. Biraz yürüyüş, biraz oturup hayal kurma. Homeros'un 'İlyada'da bahsettiği "Parthenios'un suladığı ülkeden savaşa katılan yiğitler", bu topraklardan çıkmış olsa gerek. Tarihi çok eski şehrin. Birçok uygarlık gelmiş geçmiş, birçok savaşlar yaşamış. Hitit, Frig, İyon, Lidyalılar, Persler; derken Helen, Pontus, Roma, Bizans ve Selçuklu toprağı olmuş. 1991 yılında il oldu Bartın, 1920 yılında Zonguldak'a bağlandı. 1991'de de il statüsüne kavuştu ve 74 plaka numarasıyla Türkiye'nin yeni şehirlerinden biri oldu. Bu 'yeni şehir' durumunu hissetmeye çalışıyorum ama nafile. Sokaktan sokağa geçtikçe karşımda hep eski evler. Kimi harap, kiminin bahçesinden çiçekler fışkırıyor; boyalı, bakımlı. Bartın'ın ahşap evleri şaheser. Genellikle iki katlı. Çokça pencereleri, cumbaları var. İnkumu sahilinde... Bütün şehri yürüyerek keşfetmek mümkün. Köprülerden geçip harika manzaralarla mahalleden mahalleye seğirterek o sakin ve güvenli hayatı hissediyorsunuz. Çocuklar koşturuyor, yaşlı kadınlar kapıların önünde örgü örüyor. Şimdi kültür evi olarak kullanılan Aya Nikolas Kilisesi'nin içine giriyorum. Çok güzel onarılmış. Meydanda biraz vakit geçirip karnımı doyuruyorum. Bartın'ın yazlık yeri ise İnkumu. Sadece 16 km uzakta. Minibüslerle en fazla yarım saatte ulaşmak mümkün. Dağları aşıp harika bir manzarayla aşağı iniliyor yine. 3 km uzunluğundaki sahili ve tertemiz plajı görünce, "Burası Karadeniz mi?" diye düşünmeden edemiyorum. İnkumu'nda sahil boyunca şık apartmanlar yapılmış. Kafeler, lokantalar açılmış. Bütün İnkumu o kadar güzel, o kadar bakir gözüktü ki; bir uçta çöküp dakikalarca koyu seyrettim. Sonra plajı boylu boyunca yürüdüm. Hafta içiydi, her yer son derece sakindi. Önümde sakin Karadeniz, nedense bugün sakin; upuzun akıp giden bir plaj ve bomboş bir koy... Nasıl gidilir? Bartın İstanbul'a 480 km mesafede. Yani biraz uzakça. Ankara'ya ise 320 km. Eğer otobüsle gidecekseniz, Öz Bartın ve Metro'nun büyük şehirlere direkt seferleri var. Özel aracınızla gidecekseniz, İstanbul'dan çıktıktan sonra İzmit, Bolu, Yeniçağa, Mengen, Devrek, Çaycuma yoluyla Bartın'a ulaşılıyor. Ne yapılır? Nerede kalınır? Bunların dışında birçok pansiyon da mevcut. Ayrıca, Amasra veya İnkumu'nda kalmak da iyi bir seçenek gibi görünüyor bana. |
|||
| < Önceki |
|---|
| Kayıp Parola? | Kayıt Ol |
![]() |
Kutlu Özemrak Mavişehir su altı müzesi oldu |
![]() |
Hüsoloji Sigara Yasağı ve İdeolojik Yansıması |
![]() |
Alper Akdeniz Uyan Bu Sabah Her Günkünden Daha Güzel |
![]() |
Çağdaş Kürkçü Ne Zaman Vazgeçtik Biz |
![]() |
Çağla TOYGAN Üretim sektöründe olan bir mavişehirli olarak |
![]() |
Çetin GÜNEY Renklerin ülkesi FAS'dan Beyazların şehri Kazablanka |
![]() |
Görkem ÇAKIN Geçen Yılın Ardından |
![]() |
Can EYTEMİZ Deprem Gerçeği ve Mavişehir |
![]() |